Burun Estetiği

Op.Dr. Salih Emre Üregen Burun Estetiği hakkında merak edilenleri cevaplıyor

Burun Estetiği

Burun Estetiği Hangi Durumlarda ve Neden Yapılır?

Hem sosyal ortamda, iş hayatında, arkadaş ortamında ve özellikle de sosyal medyadaki fotoğraflarda daha hoş görünmenin  ve aynı zamanda daha rahat nefes almanın yolu, sorunsuz bir buruna sahip olmaktan geçer.

Doğuştan ve yapısal olarak şekilsel problemli bir buruna sahip olabilirsiniz ya da burnunuzda sonradan bir kaza, yaralanma gibi durumlar sonucunda oluşan bozukluklar bulunabilir. Her iki durumda da probleminizin çözümü İçin Burun Estetiği Operasyonunu seçebilirsiniz.

Burun, yüzünüzün tam ortasında, saklamanın mümkün olmayacağı ve yüzün genelinin görüntüsünü etkileyen bir organdır. O nedenle de ameliyatı özellikle önem taşımaktadır. Diğer pek çok organdan farklı olarak burun, aynı zamanda fonksiyonel bir organ da olduğu İçin ameliyat sonrasında şekilsel olarak mutlu olmanın yanı sıra kişinin nefes alma kalitesinin de iyi olması gerekmektedir.

Ameliyat Sonrası Burnum Nasıl Görünecek?

Burnunuzdan görsel olarak sıkıntılarınız var ve düzeltmek istiyorsunuz ancak yeni burnunuzun nasıl olacağını kestiremiyor olabilirsiniz. Arkadaş çevrenizden birinin ya da televizyonda izlediğiniz bir dizideki oyuncunun burnunu beğeniyor olabilirsiniz. Burnunuzun o kişinin burnuna benzemesini arzu ediyor olabilirsiniz. Ameliyat düşüncesi ile başvurduğunuz cerraha muayene sırasında bu taleplerinizi iletebilirsiniz. Kendisi, estetik bakış açısı ile size önerilerde bulunacaktır. Sahip olmak istediğiniz burun sizin yüzünüzle uyumlu mu? Değil mi? Konusunda size bilgilendirme yapacaktır ve büyük bir olasılıkla o kişinin gözleri, alnı, çenesi, dudakları yani yüzündeki diğer organlar sizinle aynı olmadığından, size ondan farklı, biricik, sadece size özel bir burun tasarlayacaktır.

Burun Estetiği Ameliyatı görüşmesi için başvurduğunuz doktor, yüzünüzün geneli ile ilgili yorumlarda bulunacak ve yüz analizinizi yapıp size öneriler sunacaktır . Yani sadece burnunuz değil, yüzünüzde burnunuza komşu tüm organlardır bu muayenede değerlendirilen. Estetik cerrahide, elbette belli değerlendirmeler ile ortaya çıkmış belli oranlar vardır ama sizin talepleriniz de bu ameliyatın planlanmasını şekillendirecektir. Bu sebeple Doktorunuz, isteklerinizi anlamak ve kişisel bir çözüm üretmek için size gerekli zamanı ayıracaktır. Böylece sizi ve isteklerinizi anlayacak, isteklerinizin ne kadarını bu ameliyatla karşılayabileceğini önceden size objektif bir bakış açısıyla sunacak ve ameliyat kararı verdiğinizde de kendi estetik bakış açısıyla sizin taleplerinizi bir araya getirip yeni burnunuzu tasarlayacaktır.

Kimler Burun Estetiği İçin Uygun Adaydır?

* Yüzün geri kalan kısmıyla orantısız buruna sahip olanlar,
* Burun ucu aşağı fazlaca sarkmış görünen  ya da çıkıntılı bir burun kemeri olan kişiler,
* Travma nedeniyle kırık ya da şekli bozulmuş burunlar ,

*Yaşla beraber yer çekiminin etkisiyle özellikle üç kısmı yer değiştirmiş burunlar,
* Septum deviasyonu (Yani burun orta hattındaki kemikte eğrilik) nedeniyle solunum güçlüklerine neden olan ve belki bu eğrilik dışarıdan dahi görülen burunlar genel olarak Burun Estetiği Operasyonu Adaylarıdır.

Burun Estetiği Ameliyatı Zor Bir Operasyon mudur?

Burun Estetiği Ameliyatı cerrah açısından ince detayları olan, milimetrik manevraların dahi büyük değişikliklere yol açabileceği hassas, meşakkatli ve zor bir ameliyattır.

Burun içinde yer alan kemik ve özellikle kıkırdak doku çok duyarlıdır, atravmatik dokunuşlara ihtiyaç duyar. Zira bu kıkırdaklar elmastan daha değerlidir. Yeterli özen gösterilmezse geri dönüşü çok zor olan sonuçlara yol açabilir.

Bazen geçmişte bir veya birkaç Burun Estetiği operasyonu geçirmiş kişiler çeşitli memnuniyetsizlikler sebebiyle tekrar ameliyat olmak İçin doktor arayışına girerler. Bu vakalara Revizyon Burun Estetiği adı verilir. Revizyon hastalarında zaman zaman ilk ameliyatta uzaklaştırılan kıkırdakları telafi etmek ve deforme olmuş burnu düzeltebilmek için kaburgalarından küçük bir kesi ile kıkırdak parçası (kıkırdak greft) alıp burnu revize etmekte kullanmak gerekebilmektedir.

Burun Ameliyatları, Hastaya yönelik Uygun tekniği seçip uygulayacak, bu konuda yeterince tecrübesi ve pratiği olan bir cerrah tarafından gerçekleştirildiğinde ise sonuçlar yüz güldürücüdür.

Burun Estetiği Sonrası İyileşme Süreci Hasta Açısından Zor Mudur?

Bir çok burun estetiği hastası ameliyatı, beklediklerinden daha kolay, rahat ve acısız bulurlar. Ameliyat İçin tercih ettiğiniz cerrahın kullandığı yöntem ve el hassasiyeti, ameliyat sonrası sürecinizin kalitesini etkileyecektir. En gelişmiş, koruyucu cerrahi yöntemleri ve atravmatik teknik kullanıldığında, ödem oluşumunun en az seviyede olduğu, morluğun da vakaların çoğunda hemen hemen hiç oluşmadığı kaydedilmiştir. Uygun teknik seçimine rağmen, hassas cilt yapısına sahip hastalarda Ameliyat sonrası, Burun ve göz çevrenizde bir miktar şişlik ve morarma olabilir; ameliyatı gerçekleştiren cerrahın önerilerine uyulduğunda bu durumlar 2-3. Günde hemen hemen tamamıyla iyileşecektir.

Burun Estetiği Ameliyat sonrası süreç genellikle ağrılı değildir. Oluşabilecek hafif sızılar ise kolaylıkla ağrı kesici ilaçlarla kontrol altına alınabilir.

Ameliyat Sonrası Süreci Nasıl Daha Kolay Atlatırım?

Ameliyatınızı gerçekleştiren cerrahın, Ameliyat Tekniği ve iyileşme sürecinden beklentisi ve bu süreci rahat geçirebilmeniz için önerileri de farklı olabilir. Genel anlamda bilgilendirmek gerekirse, Burun Estetiği sonrası günlük 2-2.5 litre su içmek, 2 fincanı geçmemek koşuluyla yeşil çay tüketmek, maydanoz suyu ya da ananas suyu gibi içecekleri birer bardak içmek de ödemlerin hızlı atılmasına destek olmaktadır.

Ayrıca ameliyat sonrası hasta, günlük hayat temposuna ne kadar hızlı dönüş sağlar ve adapte olursa vücut bunu algılayacak ve nispeten hareketli bir  iyileşme sürecine olumlu yanıt verecektir. Günün güneşsiz ve serin saatlerinde açık havada yürüyüşler yapmak, iş tanımına göre işe, çalışma hayatına kısa sürede dönüş yapmak da iyileşme sürecine  olumlu katkıda bulunacaktır.

Burun Estetiği Ameliyatı Sonrası Beni Nasıl Bir Süreç Bekliyor?

Ameliyattan sonra 1. gün hastaneden taburcu oluyorsunuz. Evinize gittiğiniz zaman banyonuzu yapabiliyorsunuz. Biz genelde hastalara şunu söylüyoruz “Biraz çıkın dışarı, yürüyüş yapın”. Çünkü ne kadar çok yatarsanız ödeminiz o kadar geç geçiyor. Bazı gıdalar iyileşmede faydalı; yeşil çay, maydanoz suyu, ananas… Bunlar biraz daha ödeminizi hızlı atmanızı sağlıyor. Buradaki en önemli şey su içmek. Geceleri uyumanız için gündüzleri hiç uyumamanız gerekiyor her gün bir defa duş alabilirsiniz bantlarınız ıslanabilir hiçbir sıkıntı olmaz. Günlük ufak yürüyüşler sizi çok mutlu eder . Çünkü evde hep sıkılmış olacaksınız.

Ameliyat sonrası Evde geçirdiğiniz zaman boyunca hiçbir zaman bir şeyi çok fazla yapmayın. Mesela çok fazla kitap okumayacaksınız, çok fazla televizyona seyretmeyeceksiniz, çok fazla internete girmeyeceksiniz; hepsini normal hayatta ne kadar yapıyorsanız o kadar yapmanızı istiyoruz.

Genelde ilk 3 gün biraz Hastalarımız için zorlu oluyor çünkü içerideki silikon tamponlar ödemin de etkisiyle biraz dolgunluk hissi verecektir… Ödem beraberinde biraz daha yanma hissi yaratıyor o yüzden tamponlar alınana kadar bu süreç birazcık daha zor geçiyor.

Ameliyattan Sonra Burnumu Nasıl Temizlemeliyim?

Ameliyat Sonrası burnunuza ilaç olarak bir krem öneriyoruz kreminizi burnunuzun iç tarafına sürüyorsunuz yarım saat kadar sonrasında da önerdiğimiz spreyle burnu birazcık daha temizlemeye çalışıyorsunuz.

Ameliyat sonrası süreçte burnunuzda biraz kan sızıntısı olabilir. Bu sızıntı burnunuzun iç tarafındaki kan birikintisi oluyor ve spreyle temizlendikçe burundan sızıp akıyor; aktif bir kanama değildir.

Kullanılan Tampon Silikon olsa ve varlığını hissetmeseniz hatta içi oluklu olsa dahi, kan pıhtısı tam temizlenmez ve silikon içindeki oluğu tıkarsa Nefes almanız ağızdan olabiliyor.

Aslında burun içindeki tamponların arası olukludur ve iyi temizlendiğinde burnunuzdan nefesi çektiğiniz zaman nefes gelir. Ama genelde aldığınız hava mukozalara çarpmadığı için beyin Bunu nefes alma gibi hissetmez o yüzden de devamlı bilinçli olarak yapmadığınız her nefes alışınızda vücut bunu ağıza yöneltiyor. Nasıl ki gripken burnunuzdan değil de ağzınızdan nefes alıyorsunuz, aynı sisteme döner o yüzden de hep dudaklarınız kurur dudaklarınıza bir nemlendirici sürebilirsiniz ve yine bu durum İçin de bol bol su içmenizi öneriyoruz. Ameliyat sonrası, anesteziye bağlı olarak boğaz yanması olabilir onlara da pastil öneriyoruz.

Ameliyat Sonrası İlaç Kullanmalı mıyım?

*Ameliyatınızın bitiminde doktorunuz sizin bir gece hastanede yatışınızı uygun bulmuş olabilir. Bu durumda gerekli ilaçlar( antibiyotik, ağrı kesici vb.) hastanede damar yolunuzdan doktorunuzun önerdiği şekilde yapılacaktır.
*Taburcu olduğunuzda da size evde kullanacağınız bazı ilaçlar tavsiye edecektir.
*Antibiyotik, ameliyat sonrası belli bir süre, önlem olarak verilebilir.
*Ağrı çok olmasa da hissedeceğiniz hafif sızılara karşı bir ağrı kesici önerisinde bulunabilir.
*Burun içinize uygulamanız için bir antibiyotikli krem ve Burun içi temizliği için bir Burun spreyi de doktorunuz tarafından tavsiye edilebilir.
*Ameliyat sonrası, doktorunuz Burun içine silikon yerleştirmiş ise, bu silikon kaşıntı benzeri bir his oluşturup hapşırmayı tetikleyebilir. Bu durumda, Burun ucunuza minik minik dokunup dilinizle üst damağınıza bastırırsanız refleks ile hapşırık kaçacaktır. Eğer bu işe yaramaz ise Doktorunuz size antihistaminik bir ilaç önerebilir.

*Bu bilgiler, genel bilgilendirme amaçlıdır. Her doktorun tedavi seçeneği Farklı olduğundan, siz sadece ameliyatınızı yapan Doktor’un ilaç önerilerine uyunuz.

Revizyon Burun Estetiği (Daha Önce Bir veya Birkaç kez Ameliyat Olmuş Burunların Yeniden Ameliyatı)

Burun ameliyatı (Rinoplasti), plastik cerrahların en sık yaptıkları ameliyatlardan biridir. Bu ameliyat, burnun görünüm, yapı ve işlevinde değişikliğe neden olabilir. Rinoplasti, burnunuzun büyüklüğünü artırabilir veya azaltabilir. Burun ucunuzun şeklini değiştirebilir. Burun kanatlarınızı daraltabilir, burun ve dudağınız arasındaki açıyı değiştirebilir.

Tüm hastaların ihtiyaçlarını karşılayacak ortak bir rinoplasti yöntemi yoktur. Rinoplasti ameliyatı hastaların ihtiyaçlarına göre kişiselleştirilir.

Daha önce geçirilmiş bir Burun Ameliyatından sonra hasta şekilsel olarak mutsuz olmuş ya da nefes alması ile ilgili şikayetleri düzelmemiş/artmış olabilir. Bu durumda yeni bir Burun Ameliyatı planı yapması gerekebilir. Bu ikincil ameliyatlara Sekonder Rinoplasti (Revizyon Burun Estetiği) adı verilir.

Revizyon Rinoplasti için başvuran hasta Adayı , öncelikle ilk ameliyatını gerçekleştiren cerraha yönlendirilir; Zira ameliyat hangi teknikle yapıldı, Burun içi dokulara hangi işlemleri uyguladı en iyi o cerrah bilecektir. Ancak hasta çeşitli nedenlerle (diğer cerrahtan destek görememe veya güven kaybı gibi ) başka cerraha ameliyat olma kararı alabilir.

Geçmişte yaşadıkları olumsuz Burun Estetiği Ameliyatları nedeniyle bazı hastalar “Önceki ameliyat veya ameliyatlarımda burnumun zor kısımları çözüldü, şimdi revizyonda küçük bir dokunuşla mükemmel burna kavuşabilirim” gibi bir düşüncede olabilirler.

Revizyon Burun Estetiği Ameliyatları bazen çok basit bir işlemi gerektirirken, çoğunlukla önceki ameliyattan daha zor işlemleri içerebilir. Önceki Ameliyatta gereğinden fazla alınmış dokuların yerine konması, çok komplike işlemler gerektirebilir. Bunlar arasında hastanın kulak arkasından veya kaburgasından greft  alınması ve burnun eksik kıkırdak dokusunun telafi edilip yeniden şekil verilmesi sayılabilir. Kaburga alınan yerde genellikle görünür küçük (1 cm kadar) iz kalması beklenir.

Ya da Revizyon Burun Estetiği Hastaları, “Zaten geçirdiğim 2 Ameliyattan sonra çok yoruldum, psikolojik olarak da yıprandım, artık bu son ameliyatımda kusursuz sonuç olsun istiyorum” gibi beklentilerde olabilirler.

Revizyon Burun Estetiği Ameliyatı için en uygun adaylar, burun şeklinde mükemmellikten çok düzelme beklentisindeki kişilerdir. Zira öncesinde geçirdiğiniz bir veya daha fazla Burun Ameliyatı sonrası Burun içi dokularınızda, kemik ve özellikle de kıkırdak yapıda bazı deformasyonlar gelişmiş olabilir. Burun içi orijinal kıkırdaklarınızdan bir kısmı önceki ameliyatınızda çıkartılıp uzaklaştırılmış olabilir. Revizyon Burun Ameliyatınızı planladığınız cerrah ameliyat öncesi muayene ve görüşmelerde burnunuzda ne gibi hasarların olduğunu ve bunların ne kadarının düzelip ne kadarının düzelemeyeceğini size objektif ve gerçekçi bir şekilde belirtmiş olacaktır.

Ameliyat öncesi muayenede bazı ön görülerde bulunsa da Ameliyatta Burun içi dokuları görüp cerrahi işleme başlayana kadar size kesin bilgi vermesi bazen güç olabilir. Dolayısıyla var olan sıkıntıları net göreceği o ana kadar size sunduğu beklentiler sınırlı olabilir.

Revizyon Ameliyatınız için karar verdiğiniz cerrahın elbette ki ameliyat sırasında elinden gelenin en iyisini yapıp var olan problemleri gidermek için uğraşacağından emin olabilirsiniz. Bu ameliyatın, burnunuzda geçmiş cerrahi/cerrahilerde oluşan travmaların mümkün olan en iyi şekilde giderilmesi, şekil bozukluklarının çözülmeye çalışılması için planlandığını unutmamalı, sonuçtan mükemmel simetri, kusursuz görünüm gibi beklentileriniz olmaması gerektiğini ameliyat sonrasında da hatırlamalısınız.

Burun Estetiği Ameliyatı Fiyatı

Burun Estetiği Araştırması yapmaya başlayan hastaların en çok merak ettiği konulardan biri de bu ameliyat için ne kadar bir bütçeye ihtiyaçları olduğudur.

Burun Estetiği Fiyatı öğrenmek için ameliyat planı yaptığınız doktordan bir muayene randevusu almanız uygun olacaktır. Herkesin burun yapısı, burnundaki sorunlar ve çözüm için yapılacak işlemler birbirinden farklı olacağından fiyatlar hastadan hastaya bir miktar farklılık gösterecektir. Bunun için öncelikle, hastanın Burun yapısı ve burnuna yapılacak işlemlere göre cerrahın muayene etmesi gerekmektedir. Fiyatı belirleyen diğer faktörlerden biri de, cerrahın ameliyat için seçtiği hastanedir; Hastanın ameliyatı takip eden saatlerde taburcu edilmesi yada geceyi hastanede geçirmesi gibi cerrahın inisiyatifinde olan durumlar ve hastane paketinin içeriği maliyet belirlerken hesaba katılacaktır. Ayrıca cerrahın tecrübesi, ameliyat İçin ayırdığı süre, istatistiki olarak sonuçtan memnuniyet oranı, ameliyat öncesi sonrası danışmanlık hizmetlerinin kalitesi gibi pek çok hizmet fiyat belirlemede etkili olacaktır.

Maliyet elbette önemli bir konu olmakla beraber, söz konusu sağlığınız ve görünümünüz olduğunda, ikinci planda düşünülmesi gereken bir durum olduğunu düşünmek yerindedir.

Burun Estetiğinde Açık Teknik mi? Kapalı Teknik mi?

Burun Estetiği yapan cerrahlar arasında en çok konuşulup günümüzde kongrelerde, bilimsel toplantılarda dahi halen tartışılan ve hastalar tarafından da en çok merak edilen konulardan biri, ameliyatın hangi teknikle yapılacağıdır.

Burun Estetiği genel olarak Açık Teknik ve Kapalı Teknik adı verilen iki teknik ile yapılabilir.

Aralarındaki en önemli farkı kabaca anlatmak gerekirse;

Açık yaklaşımda Burun tabanından bir kesi yapılıp Burun cildi sıyrılıp açılıp gerekli kemik ve kıkırdak değişimleri yapılır. Burun henüz açık iken cerrah son şekline karar verip en son cildi tekrar yerleştirip Burun tabanındaki kesiyi dikişle kapatarak ameliyatı bitirir.

Kapalı Teknikte ise Burun alt tabanından herhangi bir kesi yapılmaz,Burun üstündeki cilt kaldırılmaz. Burun kemik ve kıkırdaklarını görebilmek, ulaşabilmek için Burun içinden yapılan kesilerden giriş yapılır. Kemik ve kıkırdak yapıdaki deformiteler, cerrahın içeriden açtığı küçük kesilerden düzeltilir. Cerrah bu küçük kesilerden manevraları, ameliyatta kullandığı ekartür denilen özel aletlerle burun deliğinden genişletip görünür hale getirmesi sayesinde giderir. Bu işlemler yapılırken Burun cildi burnun üzerinde olduğundan, cerrah içerde yaptığı her değişikliğin etkisini burunda anında görür ve ameliyata bu görüntü ışığında devam eder.

Cerrahlara göre her iki tekniğin de kendi içinde avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır.

Sonuç itibariyle her cerrah, her bir Hastası için elinden gelenin en iyisini hedefleyecek ve bu nedenle daha hakim olduğu tekniği seçip kendini rahat hissettiği yöntemle ameliyatı yapacaktır.

Soru :Burun Estetiğinde Hangi Teknik Uygulanmalıdır?

Cevap: Ameliyat için tercih ettiğiniz Cerrah, hangi teknikte çalışmalar yapmış, kendini geliştirmiş; cerrahi tecrübesini kazanırken hangi teknik ile daha başarılı sonuçlar elde etmiş, hangi teknik ile hasta memnuniyeti daha yüksek ise o Tekniği uygulamalıdır.

Bu Temel Burun Ameliyatı tekniklerinden başka, Karmarinoplasti, İngilizce Adıyla Preservation Rhinoplasty denen Koruyucu Burun Estetiği Tekniği, Lazerle Burun Estetiği gibi terimleri de araştırmalarınız sırasında duyabilirsiniz. Burun ameliyatı teknikleri ile ilgili bize başvuran Hastaların da kafası da genellikle bu çok sayıdaki teknik adından dolayı karışmış durumda oluyor. “Acaba hangi teknik daha iyi” diye düşünüp kararsız hissedebiliyorlar. Bu noktada her cerrah, kendi tekniğinin daha iyi olduğunu düşünebilir. Bence tüm tekniklerin kendine göre eksisi ve artısı vardır. Ancak  burada önemli olan, sonuçtan  hastanın mutlu olmasıdır. Yani bir hastanın ameliyatından sonra, siz hastaya ne kadar iyi bir sonuç sağlayabiliyorsunuz. Bence Önemli olan tam olarak bu’dur.

Şahsi olarak ameliyatlarımda uzun yıllardır hem açık hem kapalı yaklaşımı uygulamış ve tecrübe etmiş olan bir cerrah olarak günümüzde genelde Kapalı Burun Ameliyatı Tekniğini tercih ediyorum. Bunun nedeni; Hastalarımın daha hızlı iyileşmesi, ödemlerin kısa sürede geçmesi , sonuç memnuniyetinin daha kısa sürede elde edilebilmesi ve uzun vadede memnuniyet durumunun devam etmesi ve tabii ki daha doğal bir buruna sahip olması. Bunu sağlayabilmek için ben bu tekniği tercih ediyorum.

Ameliyattan sonra hastaların burnunu kaşıyıp, oynatabileceği,  korkmadan dokunup temizleyebileceği, burnunu ameliyattan önceki gibi hissedebileceği ya da burnunu silerken rahatsız olmayacağı şekilde bir burun ameliyatı planlamaya çalışıyoruz. Bu yüzden de son dönemde “Preservation Rhinoplasty ” denilen konsepti kullanıyoruz. Bunun avantajı da; Burun Dorsumuyla(sırt kısmı)  burun uçlarına daha az travma oluşturan bir ameliyat olması ve ameliyat sonuçlarının da daha doğal gözükmesi diyebiliriz.

Çevrenizde eğer burun ameliyatı olmuş birileri varsa, onların burun ameliyatı olduğunu nasıl alıyorsunuz? Burun ya parlıyor, ya burun çok sivri oluyor, ya tam yeterince küçülmemiş oluyor, ya dorsumunda düzensizlikler oluyor; ya da burun ucu birazcık daha toplu gibi yan kanatları biraz daha geniş gibi duran yapılı oluyor veya aşağı doğru sarkık bir kolumellası(burun tabanı) oluyor. Bunların hepsi birer hatadır ve siz bu hataları gördüğünüz için o kişinin burun ameliyatı olduğunu anlayabiliyorsunuz…Burun Estetiği sonrası hastanın Yüzünün ,imajının değişmesine karşın, Burun ameliyatı olduğunun anlaşılmıyor olması için işte bu sayılan hatalardan kaçmak gerekir. O yüzden de bu işi yapan bir cerrahları daha az travmayla daha çok etki eden yöntemler kullanılmaya yönelmekteyiz. Bunların hepsi hastamızın daha hızlı iyileşmesi ve daha sağlıklı sonuç alabilmesi için.

Kimler Burun Estetiği Olabilir?

Bundan uzun yıllar öncesinde genel olarak Estetik Operasyonlar, toplumun belli bir zümresinin yaptırabildiği ameliyatlarken, günümüzde isteyen herkes için ulaşılabilirliği olan müdahaleler haline gelmiştir.

Ülkemizde ve dünya genelinde En sık tercih edilen estetik ameliyatların başında da Burun Estetiği gelmektedir.

Günden güne daha sosyal varlık olagelen toplumlarda, insanlar bir araya geldikleri ortamlarda kendilerini daha güzel, daha bakımlı, daha özgüvenli hissetmek için özellikle yüzlerinde gözlerine çarpan kusurları çözmeye yönelik girişimlerde bulunmaktadırlar. Son yıllarda sosyal medyanın yaygın olarak kullanılmaya başlamasıyla da daha çok fotoğraf çekme, çektiği fotoğrafı sosyal medyadan tanıdıklarıyla paylaşma gibi aktiviteler kişilerin yüz estetiğine, özellikle de Burun Estetiği Ameliyatına ilgilerini arttırmıştır.

Çoğunlukla görsel amaçlı yapılan bu ameliyat, bazen de kişinin burnu ile ilgili sağlık sorununu, nefes alma problemlerini gidermek için yapılabilir. Amaç estetik olarak daha güzel ve fonksiyon olarak daha sağlıklı bir burun elde etmektir.

Burun estetik operasyonu ile yapılabilecek değişiklikler, elbette sınırlar dahilindedir. Unutmamak lazım ki; operasyon öncesinde de burun yapımız mükemmel değildir ve sonrasında da hayal ettiğimiz burna milimetrik ölçümlerle sahip olamayabiliriz. Bu operasyondan en çok memnun olan hastalar, beklentilerini gerçekçi düzeyde tutanlardır.

Burnu, yüz ile uyumlu hale getirmek için burnun şekli, büyüklüğü ve genel görüntüsünde değişiklikler yapılabilir. Bu ameliyatla burun küçültülebilir veya büyültülebilir, burun sırtındaki kemer düzeltilebilir, kontüründe değişiklikler yapılabilir ve burun ucunun kalkıklığı ayarlanabilir. Ancak tüm bunların ne kadar ve ne derece gerçekleşebileceğine kişinin kıkırdak ve kemik yapısı ile cildinin kalınlığı izin verir. Ameliyat öncesinde danıştığınız ve muayenenizi yapan cerrah, size beklentilerinizin neler olması gerektiğini açıklıkla anlatacaktır.

Burun estetiği ameliyat nedenlerini oluşturan başlıca faktörleri şöyle sıralayabiliriz:

* Kemerli burun kemiği
* Doğumsal şekil bozukluğu
* Nefes alma problemine neden olan burun içi yapı bozuklukları
* Önceden geçirilmiş bir burun operasyonu sonrası oluşan şekil bozukluğu
* En önemli bölge olan burun ucunun geniş ya da kalın olması
* Yüz ile burnun açısında belirgin bir orantısızlık durumu
* Aşırı geniş ve dar burun deliğine sahip olanlar
* Çarpık bir görünüme sahip olma
* Burnun asimetrisini bozan yaralanma ve geçirilen kaza sonucu ortaya çıkan deformasyonlar

Burun Estetiği Yaş Sınırı

Burun estetiği genelde hanımlarda 16 yaş sonrası, erkeklerde de 17 yaş sonrası fizyolojik olarak yapılabilir. Ameliyat olacak bireyin genel sağlık durumu açısından ameliyata bir engeli yok ise üst yaş sınırı bulunmamaktadır.

Genel teorik bilgi bu şekilde olsa da Ameliyat planlaması yaparken değerlendirdiğimiz hastanın ergenlik dönemine girip girmediği, boy uzamasının, özellikle de yüz kemiklerinin gelişiminin tamamlanıp tamamlanmadığını gözden geçiriyoruz. Bazı durumlarda hasta adayı 20 li yaşlarının başında olsa dahi yüz kemik gelişimi tamamlanmadıysa ameliyatı ötelemeyi öneriyoruz. Diğer yandan, hasta adayının burundan ciddi nefes alma sorunu varsa ya da burun dış görüntüsü adayı psikolojik olarak ağır bir şekilde etkiliyorsa, gerekli değerlendirmeler yapılıp ebeveyn onayı ile daha erken yaşlarda da ameliyat planlamak nadiren uygun olabilmektedir.

Ergenlik döneminde bulunan hastalara burun estetiği planlarken, daha çok geçiş döneminde yapmayı tercih ediyoruz. Mesela lise bitip  üniversiteye geçerken tatil döneminde ameliyat olmaları genellikle daha uygun oluyor. Çünkü lise hayatında çok kalabalık bir ortamda yaşıyorlar. Arkadaşlarındaki değişimi gören akranları çoğunlukla Burun ameliyatından sonra bir çok  yorum yapabiliyorlar. Biz süreci hastalarımıza öncesinde anlatıp detaylı bilgi versek de bandajların henüz açıldığı ve burnun şiş olduğu dönemde bir arkadaş tarafından “burnun keşke biraz daha küçük olsaydı” ya da burnun ilk dönemde birazcık daha kalkıkmış gibi gözüktüğü özellikle 2. 3. haftada “ya çok kalkık yaptırmışsın keşke daha doğal olsaydı” ya da ilerleyen zamanlarda bu kez de diğer bir arkadaşı “aaa bak burnun çok mu düşük olmuş, Keşke biraz daha kaldırsaydın” gibi pek çok yoruma maruz kalabiliyorlar. Zaten içinde bulundukları ergenlik psikolojisini yönetmeye çalışırken bir de yeni burnunu herkese beğendirmek zorundaymış gibi hissetmeye başlıyorlar. Bu nedenlerle o dönemde ameliyat yapmak hem hasta hem de ebeveynine bu süreci zorlu kılıyor.

O yüzden de biz şöyle diyoruz hastalara; “Bu ameliyatı bir geçiş döneminde olun ” .Böylece Genç hasta adayı, ameliyat sonrasında üniversiteye geçtiği zaman, yeni bir ortamda yeni bir kişilik ve yeni bir kimlik kazanmış gibi hissediyor ancak etraftakilerin bu erken dönem acımasız yorumlarından onu korumuş oluyoruz. Benzer şekilde Yetişkinler de Yeni bir iş, yeni bir çevreye geçme planı yapıyorlarsa en iyi fikir, Burun Estetiği ameliyatlarını bu geçiş öncesi döneme denk getirmeleri olmaktadır.

Ergenlik psikolojisiyle ya da Ruhsal olarak hassas dönemlerde bu ameliyatı olmanın diğer bir etkisi de şu olabiliyor; Hasta Adayları burun estetiği olduktan sonra hayatlarındaki tüm sorunların geçeceğini düşünüyorlar, tabi ki gerçekte öyle olmuyor.. Estetik ameliyat kararı verirken Şunu unutmamak gerekir; Burun estetiği dış görünüşünüze olumlu yönde büyük katkı saylayabilir, bakışınız, gülüşünüz, başlı başına imajınız buna bağlı olarak değişebilir. Özgüveninizi arttırabilir…Ancak tüm bunlar hayatınızda yaşadığınız bazı belli başlı sorunlara çözüm olmayabilir.

Burun Tasarımı Nasıl Yapılır?

Hastalarımızdan gelen en önemli sorulardan bir tanesi de; “Yüzümüze uygun burnu nasıl tasarlıyoruz?” ve “Nasıl yapıyoruz?” bunu yaparken kliniğimize geldiğiniz zaman 2 boyutlu bir profilden tasarım gerçekleştiriyoruz. Ameliyat öncesi görüşme sırasında da 3 boyutlu programlarla fotoğraflarınızı hazırlıyoruz. Bunları yaparken de sizin yüzünüze uygun yani çenenize, alnınıza, yanağınıza uygun bir burun ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Çünkü aslında bizim yapmak istediğimiz şey şu; burnunuzu, yüzünüzün ortasında olan bir organı daha az dikkat çeken bir organ haline getirmeye çalışıyoruz.

Burun aslında totalde bakıldığı zaman çok güzel bir organ değildir, güzellik algısı olan bir organ değildir. Mesela birisine şunu söyleyebilirsiniz: “Senin gözlerin ne kadar güzel” diyebilirsiniz ya da senin “Kaşların ne kadar alımlı”, ”Kirpiklerin ne kadar uzun ve güzel” diyebilirsiniz. Ama senin burnun ne kadar güzel küçücükmüş cümlesi ameliyat olmamış bir burun İçin pek telaffuz edilen bir cümle değildir . Senin burnun ne kadar güzel, işte burun kılların gözükmüyor, burnun güneşin altında ne güzel parlıyor gibi bir söz hiç bir zaman söylenmez. O yüzden de biz bunu bilimsel olarak “negatif organ” olarak tanımlarız. Negatif organ insanda 2 tanedir; bunlardan bir tanesi Burun, bir tanesi de kulaklardır. Benzer şekilde siz kimsenin kulağına bakmazsınız. Bu kişinin kulağı küçükmüş, büyükmüş , güzelmiş gibi değerlendirmezsiniz. Ama herhangi bir şekilde kulağı kepçeyse, bir ortama girdiği zaman hemen dikkatinizi çeker ve fark edilir olur.

İşte burun da böyle bir organdır. Yüzünüzün ortasında dikkat çeken bir organ varsa, başkaları tarafından çok daha fazla dikkat edilir ve gözünüz hemen o tarafa kayar. Dişleri çarpık olan birisinin de, her zaman ağızının içine bakarsınız, gözünüz hep oraya takılır gibi… O yüzden de tasarım yaparken yüzünüzün ortasında olan bir organı sanki yokmuş gibi kabul etmek, görünmez kılmak gerekiyor. O yüzden de bilimsel anlamda  “altın oran” a göre bir burun ortaya çıkarmamız gerekiyor. Bu yüzden 2 boyutlu çalışmalarda profilden, burnunuzun nasıl olabileceğini, ne kadar küçültülebileceğini, kalkıklığının nasıl bir şey olabileceğini gösteriyoruz. Üç boyutlu ortamda da yüzünüzün ortasına yeni tasarlanan organın yakışıp yakışmayacağını, karşıdan bakıldığında nasıl görüneceğini ya da dudakla burun mesafesinin ameliyat sonrası nasıl olacağını ve alın geçişinin nasıl olduğunu hastamıza ameliyat öncesinde gösteriyoruz.

Yüzüme Uygun Burnu Nasıl Seçerim?

Burun estetiği araştırması yaparken genelde insanlar son dönemlerde daha çok cep telefonunu kullanıyorlar çünkü telefon ellerinin altında ve çok daha rahat ulaşabiliyorlar. Sosyal medyadan bakıyorlar ve doktorları inceleme fırsatları oluyor. Doktorlar ameliyat ettikleri hastalarının fotoğrafını koymuş oluyorlar. Genelde de dikkat ederseniz bu fotoğraflar ameliyathaneden fotoğraflar oluyor. Sosyal medyadan araştırmak elbette ki çok pratik ve kolay ancak bazen yanıltıcı da olabiliyor, Mesela ameliyathanedeki fotoğraflar genellikle tek profilden olduğu için insanlar bunları algılamakta çok zorluk çekiyor. Çünkü ameliyathanedeki fotoğraflar biraz daha kalkık, birazcık daha şiş veya böyle yapay ışıklarla çekildiği için daha anormalmiş gibi gözükebilir. Genelde hayattan olan fotoğraflar biraz daha gerçekçidir. Aslında insanların burada görmek istediği “Benim burnum bu hastanınki gibi gibi acaba ameliyattan sonra böyle mi olacak?” ya da “Yüzüme nasıl yakışacak?” diye düşünmeye başlıyorlar. Kafasında bir tane burun oluyor, yani doktorla görüşmeye geldiği zaman hastanın bir tane burun ameliyatı planı oluyor kafasında. Aslında bunlar çok gerçekçi şeyler değil, çünkü kimsenin yüzü kimseyle eşit olmadığı için ben hastaya şunu diyorum; “Sizin yüzünüzden bir tane daha bulursanız eğer, ben de, onun ki gibi bir burnun tıpkısını belki size yapabilirim.” Ama aynı yumurta ikizlerinin bile yüzleri çevresel faktörler kaynaklı az çok farklı olduğu için aynı burunu onlara dahi yapmak uygun olmuyor. O yüzden de herkese farklı burun yapmak lazım. Burun ameliyatın zorluğu da buradan geliyor yani herkesin yüzü farklı olduğu için herkese farklı bir tasarım yapmak gerekiyor.

Bu farklı tasarımı yaparken de farklı planlar yapmamız lazım. Bir hastanın alnı, yüzü, dudakları, dişi, çenesi, gözlerinin yapısı, kaşlarının durumu bunların hepsini bir araya getirip bir harmoni oluşturmaya çalışıyoruz ve doğalmış gibi yapmaya çalışıyoruz. O yüzden de kendi yüzünüzü inceledikten sonra kafanıza göre işte birkaç tane burun belirlediniz, ama bu bir kaç tane burundan ziyade birkaç tane doktor belirlemeniz gerekiyor. O yüzden de doktora gidip mesela önce A doktoruna gidip işte benim burnumdan nasıl bir sonuç olabilir diye sormalısınız. O doktor size tabii ki bir imaj simülasyonu yapacaktır. Diyelim ki bunu beğeniyorsunuz. Ancak tavsiyemiz bir B doktoruna da ya da bir C’ye, D’ye gitmeniz lazım ki aklınızda bazı konular netleşsin ve kararınız olgunlaşsın. Zaten birkaç tane doktoru giderseniz o zaman doğruyu daha iyi bulabiliyorsunuz. Çünkü benim kanımca şöyle bir şey var burun ameliyatı insanın hayatında bir defa olabileceği bir ameliyat yani bu senenin modası kırmızı kazak bir dahaki senenin modası bordo kazak. Tabii ki kırmızıyı da alıp bordoyu da alabilirsiniz ama kalkıp işte bu senenin modası kalkık burun bir dahaki senenin modası daha düşük bir burun gibi bir şey yapamazsınız. Yani tekrardan burnunuzu değiştirmek çok zor oluyor o yüzden de tek seferde 12’den tutturmanız, tam golü atmanız lazım hedefe. Hedefi tam noktasından tutturmanız için hata payınızı azaltmanız lazım. O yüzden de en az 1-2 doktorla görüşüp kararınızı öyle verirseniz burun ameliyatının sonraki sürecinde çok daha mutlu olacağınızı düşünüyorum.

Ameliyat Nerede Olmalı, Hastanede Kalmalı Mıyım?

Ameliyatlarımızı her zaman iyi bir hastanede yapmak istiyoruz, çünkü aynı kalitedeki bir sonucu elde edebilmek için iyi bir malzeme kullanmanız lazım. Burada bizim malzememiz kendi el işçiliğimiz ve kullandığımız hastane. Çünkü buradaki anestezi, kullanılan aletler ve ilaçlar çok önemli. Daha sonraki süreçte de genelde hastalar bunu kuaföre gitmek gibi olduğunu düşünüyorlar, ama aslında bu kuaföre gitmek gibi değil yani hemen hastaneden çıkıyorsunuz ama o muazzam buruna sahip olamıyorsunuz. Bunun için de yaklaşık olarak bir miktar süre geçmesi lazım. Bunu da hastamızla iyice konuşarak, yani çok iyi bir şekilde anlatarak, karşılıklı olarak bu süreci hazırlayarak ameliyat sürecimize ilerliyoruz. Hastamızla bu görüşmeyi yaptıktan sonra ameliyatımıza başlıyoruz ve ameliyatı yapıyoruz. Ameliyat yaklaşık olarak iki buçuk, üç saat sürüyor. Ameliyattan sonraki dönemde 1 gece hastanede konaklatmak istiyoruz hastamızı. Aslında o gece de hastaneden çıkabilirsiniz ama biz zaten anlaşmaları her zaman için hastanelerle 1 gece konaklama şeklinde konuşuruz. Çünkü hem konforlu bir ortam, hem de bulantınız olursa, ağrınız olursa oradaki müdahaleleri yapabilecek güvenli bir ortamda  bulunmanız bizim için daha iyi. Sonrasındaki ertesi gün de hastaneden taburcu oluyorsunuz. Tabii ilk gün çıktığın zaman biraz daha mutlu oluyorsunuz. Çünkü yüzünüzde çok daha az şişlik ve ödem oluşuyor. Ameliyattan sonra 1.gün birazcık daha yüzünüzde şişlikler oluşabiliyor.

Bizim hastalarımızda çok fazla morluk gözükmez, tabi nadir durumlarda olabilir ama genelde böyle bir süreç yaşamıyoruz. Estetik hastalarının en büyük sıkıntısı şudur; hastaneye giderken sağlam gidiyorlar çıkarken hasta olarak çıkıyorlar. O yüzden de bunu tam olarak ne kadar biz anlatsak da çok fazla böyle bilinçli olarak süreci yaşayabileceklerini ya da böyle kafalarında bir umut ediyorlar yani bende böyle bir şey oluşmaz diye. Ama bu hastaları tedavi etmekten biraz farklı. Estetik ameliyatlarında hastane biraz ters çalışıyor, çünkü normalde hastaneye giderken hasta gidersin sonra bir tedavi alırsın ve sağlam olarak çıkarsın. Ama estetik hastaları hastaneye giderken sağlam olarak giriyorlar, çıkarken hasta oluyorlar yani onları biz bir bakıma hasta ediyoruz. Bu hastalık da şöyle; ağır bir nezle ve grip geçiriyormuş gibi hissediyorlar.

Burun Ameliyatından Sonra Burnum Düşer mi?

Ameliyattan sonra burnum düşer mi? Bu gerçekten bir şehir efsanesi gibi yani her gelen hasta tarafından bu bana soruluyor. Ameliyattan sonra yakını ameliyat olmuş, burnu düşmüş ya da şekli bozulmuş vb… Aslında burada insanların en çok dedikleri burnun ön tarafının aşağı doğru inmesi veya normalden daha uzunmuş gibi gözükmesi. Bunun birkaç tane nedeni var. 1.Eğer siz anatomik bir yapıyı zorla bir yere getirirseniz, mesela yüz germe ameliyatı yaptırıyorsunuz ve yanağınıza bir tane iple asmaya çalışıyorsunuz. Bu yer çekimi etkisiyle kesinlikle kendi yerini tekrardan geri bulur. Herhangi bir şekilde böyle eti yukarıda tutmak diye bir kaide söz konusu değil. Et denilen şey yani vücudunu derisi daha oynayabilen ve yerçekimine karşı hareket edilen bir yapı. O yüzden de burnunuzu ya da yüzünüzü yukarıya doğru zorlayan bir ameliyatla yukarıya doğru çekilmemesi gerekiyor. Biz yaptığımız ameliyatları hep doğalmış gibi yapmaya çalışıyoruz. Asmadan, germeden, kendi öz kıkırdaklarını kullanarak…Normalde ameliyattan önce bir plan yapıyoruz ve bu plana göre de tekrardan yeni bir şekillendirme yapıyoruz burun kıkırdağından, yani tekrardan bir modeling yapıyoruz. Sizin burnunuza bakıldığında burun ucunuz düşükse, diyoruz ki bunun yan kartilajları( kıkırdakları) daha uzun, üstteki kartilajları daha kısa ya da öndeki kartilajı daha kısa ve bunu ameliyattan sonra ne kadar kaldırmak istiyorsak ona göre tekrar alttan şekillendirmeye yapıyoruz. Alttaki benim frame dediğim ana yapıyı oluşturuyor.

Bu aynı bir çadırı oluşturmaya benziyor. Çadırın içinde ki o direkleri çok iyi dikmeniz lazım. Eğer çadırı iyi bir şekilde dikerseniz (altındaki yapısını) üzerine kaplayacığınız kumaş, o yapıyı gösterecektir. O yüzden de ameliyattan sonra iyi bir planlamayla burnun nereye gelmesi gerektiğini ön görüp hastamızı bilgilendirebiliyoruz. Ameliyatta Hastanın Ne kadar kıkırdak fazlalığı olduğunu belirleyip veya işte ne kadar çıkartmak ve o çoktan kıkırdağı yeniden şekillendirip burnun hangi kısmına ilave edeceğiniz belirlerseniz ve bu şekilde bir ameliyat yaparsanız onun tekrardan eski haline gelmesi gibi bir şey söz konusu değil. Ama yapılan tekniklere göre yada işte bazen zorlama bir ameliyatla, bir tane iple burunu askılarsanız veya başka bir yapı yaparsanız ya da ne bileyim işte hani tek iple kulağınızı gerdirirseniz o organ tekrardan eski haline gelecektir.. Çünkü burun, yerçekimine karşı, vücudun direncine karşı gelemez. Örnek vermek gerekirse iple kaldırılan burunlar veya anatomik olarak iyi planlanmayan burunlar direkt olarak eski haline dönme eğilimi gösterirler. Biz ameliyatta uyguladığımız teknik ile bu sorunların üstesinden gelmeye çalışıyoruz. Her zaman için yapacağımız burnu tekrardan baştan oluştururuz. Bütün kemik kıkırdak yapıları hayal ettiğimiz ve planladığımız kemik kıkırdak iskelet üzerine yerleştiriyoruz. Böylece ana iskelet oluşmuş oluyor. Deriyi de bu iskelet üzerine adapte etmeye çalışıyoruz. Bu nedenle doğru teknikle yapılan burun estetiği ameliyatları sonrasında ileri zamanlarda burun ucu düşme yaşanmaz.

Ameliyat Sonrası Tampon ve Bandajım Ne Zaman Çıkar?

Ameliyat sonrası bazen 3. gün, bazen de 6. gün hastalarımızın tamponlarını çıkarıyoruz. Her ne kadar hasta İçin süreci en kolay ve konforlu hale getirmeye çalışsak da hastalar bazen bu sürece daha duyarlı olabilirler ve silikon burnunda iken kendilerini huzursuz hissedebilirler. Ve bu hastalarda 3. gün tamponlarını çıkardığımız zaman, hastamızın burnunu temizliyoruz ve temizlediğimizde hastalar “Ooo çok rahatladım, çok iyi bir nefes aldım” gibi şeyler söylüyorlar. Gerçekten de çok iyi bir nefes alıyorlar. Çünkü orada bir hacim kaplayan alan vardı ve bunu bir anda boşalttık, normalde olmayan bir nefes geliyor. Bunun iki tane açıklaması var; 1. Hiç nefes alamıyordunuz bir anda birden çok nefes aldınız ve genzinizi yakacak kadar fazla nefes alma ihtiyacı olduğu. Bir diğeri de artık oradaki kan pıhtılarını ve içerdeki yapıları temizlediğimiz için hava yolunu açtıktan sonra normale göre nefesinizi açmış olduk. Sonrasında bir iki saat sonra buraya ödem tekrardan yerleştiği için tamponu çektikten 1-2 saat sonra yavaş yavaş nefesiniz tekrardan tıkanacak ve hatta o gün için tekrardan nefes alamamaya başlayabilirsiniz. Bunun nedeni de silikonun günlerce o kısma baskı yapıp sonra çıkartılınca baskı uyguladığı yerin birden ödemlenmesidir. Bu yavaş yavaş geçmeye başlayacak, ne zaman? Geceleri rahat uyuduğunuz zaman. Çünkü normalde burnunuzdan rahat nefes alamadığınız için geceleri derin uykuya geçemiyorsunuz. Derin uykuya geçemediğiniz için de vücudun iyileştirme potansiyeli daha yavaşlıyor, hormonal dengeniz tam olarak oturmadığı için. Gece ne zaman rahat uyuyabilirseniz ödemleriniz o zaman hızlıca geçmeye başlıyor. Rahat rahat geceleri uyumaya başladığınız zaman, yemek yemeniz normalleştiği zaman, yemekten tat almaya başladığınız zaman ödemleriniz çok daha hızlı geçmeye başlıyor. Genelde 5. veya 6. gün üzerindeki ateli çıkartıyoruz hastalarımızın. Bundan sonra hastalarımız çok daha rahatlıyorlar çünkü oraya büyük bir yük biniyor ve aslında bandajlı gezme durumu, psikolojik olarak da yıpratıyor hastalarımızı. Çünkü “Acaba çarpacak mıyım?, “Burnum tuttu mu, tutmadı mı?”, “İyileşme hızı nasıl oldu?”.

Ateliniz çıktığı anda burnunuzun üst tarafında daha az ödem, ama yan taraflarında birazcık daha fazla ödem oluşuyor. Bunun da nedeni üst tarafların alçının daha sıkı ama yan tarafların daha gevşek yerleştirilmesidir. Atel alındığı gün(5-7.gün) Burun ve yüzün genelinde, başkası anlamasa da kişinin kendi fark ettiği ödem oluyor. O yüzden de hasta aynaya baktığı zaman sanki başka birisinin yüzüne bakıyormuş gibi oluyor. Özetle yan tarafları biraz daha şiş, yanakları biraz daha şiş, dudakların üst tarafı veya yanaklarının üst tarafına kadar şişlik olabilir hatta bazı hastalarımızın boynunda da sarı lekeler görebiliyoruz. Bu lekelenmeler de bir hafta gibi bir sürede iyileşip normale dönüyor.

Ameliyata Nasıl Karar Vereyim?

Burun ameliyatı süreci nasıl oluyor? Diğer bir soru da bu genelde. Öncelikle sizinle bir  görüşme yaptıktan sonra size bir tasarım yapıyoruz. Ardından hastamızın görüşlerini alıyoruz ve tekrardan bir tasarım ile önerilerimiz oluyor. Bir orta yol buluyoruz, burada önemli olan, Hastanın istedikleri ve bizim ona verebileceklerimiz. İşte bunların ne kadar örtüşebildiği önemli. Hastanın beklentileri bizim ona vaat edebileceklerimize göre eğer biraz daha yüksekse, bu ameliyattan sonra mutsuz olabilir. Bu durumda Hastanın beklentisinin biraz daha düşük olmasını ona anlatarak sağlamalıyız.  Ancak beklentisi biraz daha düşükse, bu ameliyattan sonra mutlu olabileceğini garanti edebiliyoruz. Burada hastanın beklentisi çok önemli. Çünkü aslında hem hasta hem de cerrah olarak biz de aynı şeyi istiyoruz. En iyi sonucu hasta da istiyor, biz de istiyoruz. Burada hastayla bir çatışmamız yok. Ama istediğinin, hayal ettiğinin olabilirliği konusunu hasta ile ameliyat öncesinde uzun uzun konuşup tartışıyoruz. Mesela, kalın derili bir hastanın çok küçük bir burun istemesi gibi.

Çok büyük bir burunlu hastanın, çok küçük bir burun istemesi gibi. Ya da yüzü çok geniş olduğu zaman, çok dar bir burun gibi istekler olabiliyor hasta tarafından. Çünkü hasta genelde bir burun beğendiği zaman, burnu değişince onun da kendi yüzüne yakışabileceğini düşünüyor. Ama herkesin yüzü farklı olduğu için her burun herkese uymuyor. O yüzden de çok ayrıntılı  iyi bir muayene sonrasında, olabilecek sonuçları tartışmak gerekiyor. Bunun içinde ilk önce iki boyutlu bir tasarım yapıyoruz, sonrasında üç boyutlu bir tasarım da yapıp ameliyat planlamasını yapıyoruz.

Burun Estetiği Sonrası Kontroller Nasıl Yapılır?

Burun Estetiği sonrasında ilk 7 gün silikon ve atel çıkartılma sürecidir ve sonrasında iyileşme sürecinde 1. ay kontrollerinin çok önemli olduğunu düşünüyoruz Çünkü burada bazen ödem, ameliyatta koyduğumuz kemiğin yerini oynatabilir veya burun eski haline dönmeye çalışabilir. O yüzden genelde hastamızı 1. ay kontrollerine çağırıyoruz ve orada da hastamızı elimizle muayene ediyoruz. Aslında bu bir palpasyon muayenesi, yani kemiklerin nerede olduğunu ve orjinal düzlemlerini koruyup korumadığını kontrol ediyoruz. Burada bazen ufak tefek aksilikler olabiliyor, gerçekten ödem burundaki kemiklerin yerini değiştirmiş olabiliyor. Genelde böyle sonuçlar, ameliyat öncesi çok eğri burunlarda ortaya çıkabilir. Böyle bir durum yaşanırsa, hastalara tekrardan masajlarını değiştirerek yapmalarını veya başka şekilde masaja devam etmelerimi öneriyoruz. Burada diğer önemli bir konu da masaj. Masajı genelde biz hastalarımıza 2. haftanın başında başlatıyoruz. Masajın şöyle bir avantajı var iyileşme biraz daha hızlanıyor ama mesaj yaptığınız dönemde de burun normale göre birazcık daha fazla şişiyor. Ama bu şişlik sizi korkutmasın çünkü masaj yapmazsanız o şişliği inmesi daha uzun bir zaman alacakken masaj yaptığınız zaman bu süre biraz daha kısalıyor.

Hastalarımızın nihai sonucu da genelde ince derili hastalar için 3. aydan sonra, kalın derili hastalar içinde 6.aydan sonra yavaş yavaş ortaya çıkıyor ve İnsanlar daha mutlu olmuş oluyorlar. Burada çok dikkat etmeniz gereken bir diğer nokta da alçı çıktığı zaman; Üzerindeki bandaj çıktıktan sonra burun normalden çok daha kalkıkmış gibi duruyor. Bunun nedeni ödemler. Ödemler biraz daha burnunuzu kalkık gösterdiği için alt tarafını yani burun ile dudak arasını çok daha fazla görürsünüz. O yüzden de burun o aşamada normalden daha kalkıkmış gibi gözüküyor. Dudak hareketleriniz çok kısıtlı oluyor ve dudak hareketleriniz ne zaman normale dönmeye başlarsa o zaman burun normal şekilde ve daha aşağıdaki doğal pozisyonunu almaya başlıyor.

Ameliyat Sonrası Burnumdan Nefes Alabilecek Miyim?

Ameliyat sonrası 1.Gün, burun içinde de oluşan ödemlerden dolayı nefes almanız biraz daha az olabilir.. Aslında şöyle, burnunuzdan nefes aldığınız zaman alabiliyorsunuz, çünkü biz silikon ve içi oluklu tampon kullanıyoruz. Ama beyin şöyle çalışıyor, siz mukozaya değmeden, boş bir burun içinden nefes alırsanız beyin nefes aldığınızı hissetmiyor. O yüzden de devamlı sizi ağıza yönlendiriyor. Ondan dolayı da dudaklarınız çok fazla kuruyor. Bu nedenle de boğazınız yanabilir, yani faranjit olmuş gibi çok kuru bir boğazla hastaneden taburcu olabilirsiniz. Hastanın bu şikayeti gelişirse Sonrasında bol bol su içmesini istiyoruz. Yeşil çay, maydanoz suyu, ananas ödemlerin birazcık daha hızlı geçmesini sağlıyor. Sonra 2. veya 3. gün hastada ödemler biraz daha aşağı doğru yerleşiyor. İlk başta yukarıda, yani göz seviyesinde olan ödem yavaş yavaş aşağıya doğru inmeye başlıyor ve yüzündeki yani yanaklardaki ödem birazcık daha artmış gibi hissediliyor. 3. günden sonra tamponları çıkardığımız anda hasta birazcık daha rahatlıyor. Çok daha iyi nefes alıyor.

Ama buradaki önemli olan şey şu; hasta daha iyi nefes aldığı zaman hem stresten kurtuluyor, hem ağzındaki kuruluk hissi ve boğazındaki yanma hissi biraz daha azalıyor ve biraz daha rahat bir iyileşme süresi geçirmeye başlıyor. 3. günden sonra bu tampon çıkarıldıktan sonra, hasta gece rahat uyumaya başlıyor. Gece rahat uyumaya başlayınca da hastamızın ödemleri birazcık daha hızlı geçiyor.

Burnum Son Şekline Ne Zaman Kavuşur?

Burun Estetiği sürecinde hastamızı biraz psikolojik olarak da hazırlamaya çalışıyoruz. Atelimizi açarken ve ameliyattan önce de bunu konuşmuş oluyoruz hastalarımızla. Çünkü insanlar aynaya baktığı zaman sanki başka birisinin yüzüne bakmış gibi hissediyorlar “ bu ben miyim?”, “ya bu kadar çok değişim olabilir mi?” sanki başka birinin yüzüne bakıyormuş gibi hissediyorlar. Tabi ki bu çok uzun sürmüyor hastalar bundan sonraki dönemlerde eski burunlarını hemen hemen hiç hatırlamıyorlar. “Eskiden ben böyle miydim” dedikleri anda işte Sosyal Medyadan başka bir fotoğraflarına giriyorlar ve eski fotoğraflarına baktıkları zaman “iyi ki bu ameliyatı olmuşum” diyorlar. Bu süreçteki kişi ile ameliyattın sonucundaki kişi farklı oluyor. Bu süreçte ödemlerimiz de yavaş yavaş geçmeye başlıyor. Biraz daha hastamız rahatlıyor. Çünkü burnundaki sonucu görmüş oluyor ve kafasındaki endişeler bitmiş oluyor. Biz ameliyattan 6. ve 7. günden sonra üzerindeki ateli çıkardıktan sonra tekrardan bir bandaj uyguluyoruz çünkü ödem çok hızlı yerleşiyor. Üzerindeki baskıyı aldığımız anda bu aynı şuna benziyor; dar bir ayakkabıyı giyip çıkardığınız anda tekrar giyemiyorsunuz çünkü ayak şişmiş oluyor. Benzer şekilde Ateli aldığımızda bir anda burun şişiyor ve ödemleniyor. İşte bu nedenle tekrardan bandajlıyoruz ve hastamıza diyoruz ki bunu 3 gün çıkarmayın, çıkarırsanız da yüzünüz tekrardan şişmiş gibi görünür. 3.gün bunu hastanın evde banyoda çıkarmasını istiyoruz. O ten rengi bantları çıkartıyor ve nihai sonuç ortaya çıkıyor. Ama bu sonuç normale göre çok şiş, normale göre yaklaşık olarak %80-%90 bir şişlik oluyor. Bu da kişiye göre değişiklik gösteriyor. Genelde ince derili hastalar daha fazla tepki veriyorlar ve daha fazla şişiyorlar, ama inmeleri de bir o kadar hızlı oluyor. Ama kalın derili hastalar az şişip, inmeleri de bir kadar uzun zamana yayılıyor. O yüzden bu süreci biraz da hastalarımızla karşılıklı konuşarak anlatmaya çalışıyoruz ve onlarla devamlı WhatsApp üzerinden iletişimde oluyoruz; Endişelendiklerinde yardımcı oluyoruz. Yaklaşık olarak biz burada ödemi iki türlü sınıflandırıyoruz; 1- Akut dönem, 2-Kronik dönem

Akut dönem 5. günde yaklaşık olarak hemen hemen hepsi geçiyor. Bu da yaklaşık olarak ödemin %50-%60’ı olan kısmı. O yüzden nihai sonuç 45. günden sonra yani 1.aydan sonra görülüyor. Yani 1.ay dönemine ulaşana kadar bazı günler burnunuz şiş bazı günler daha inmiş gibi görünüyor. Ama 10.günde burnunuzdaki bandajı ve içini temizleyip işinize gittiğinizde kimse sizin bir burun ameliyatı olduğunuzu çok fazla anlayamıyor. Bunun iki tane nedeni var. 1-Burnunuzun şiş olması, yani normale göre daha büyükmüş gibi olması. Aslında biz küçük bir burun yapmış oluyoruz ama bir anda daha şiş ve normale göre şiş burun gördükleri için insanlar bunu algılayamıyor. 2- Yaptığımız burunlar doğal oldukları için insanlar dikkatini buna veremiyor. Yani insanlar sizi ameliyattan sonra gördüklerinde bile “aa dudağına bişey mi yaptırdın?”, “Göz altına bir şey mi yaptırdın?”, “Aa sende bi değişiklik olmuş ” demeye başlıyorlar. Bu ödemler gittiği zaman hastlarımız biraz daha mutlu olmaya başlıyor. Bu yaklaşık olarak 2. haftadan sonra olmaya başlıyor. Yavaş yavaş gün be gün azalmaya başlıyor. Ama her sabah kalktıkları zaman burunları çok daha şiş, akşam yattıkları zaman birazcık daha inmiş oluyor veya gün içinde suyu biraz az içmiş olabilir yada yemeğini biraz tuzlu yemiş olabilir bunlar dahi burnunuzdaki ödemi etkileyen faktörlerdir. Çünkü ödemin yapısı kişiye göre, yaşam tarzına ve bulunduğu çevreye göre bile değişiklik gösterebiliyor.

Tuana Tezsay burun doktoru
tuana tezsayın doktoru
tuana tezsay kime ameliyat oldu
tuana tezsay estetik burun
tuana tezsay estetik operasyon geçirdi

Burun Estetiği 2021 Fiyatları  Hakkında Bilgi Almak İçin!

Burun Estetiği fiyatları 2021 hakkında ayrıntılı bilgi ve fiyat almak için bizimle irtibata geçebilirsiniz.